Şehrin ağırlığı.

Seni kafamda öyle bir yere koymuşum ki, aman keyfim kaçmasın diyerek bir adım yana kaymıyorsun.
Seni kalbimde öyle bir yere koymuşum ki, aman rahatım bozulmasın diyerek hareket dahi etmiyorsun.
Ağırlığının bendeki karşılığını bilemezsin.

Hangimiz kalan ben bunun içinden çıkamıyorum.
Aşkta kalan ben, şehirde kalan sen. Bir şehri, tüm yükleriyle omuzlayıp gitmem ile, o şehri terk etmiş mi sayılıyorum?
Şu içimi döktüğüm sokakları takip ettim. Evinin önüne çıktı.

Şehri düşünmek kalbimi sızlatıyor. Tamamıyla sen değil. O şehirde nelerimi bıraktım ben. Geçmişimi, kalbimi, gözlerimi, ellerimi, dilimi, ayaklarımı… En çok ise aklımı ve kalbimi. Seni…

O şehirde geçirdiğim günler gelince aklıma, içim sıkışıyor, kalbim sızlıyor. Dönem dönem geliyor işte.
Bir de dönem dönem, yazamıyorum. Yine yazamadığım dönemdeyim.

İçim sıkılıyor.
Özlüyorum.
Üzülüyorum.

Şehrin ağırlığı.” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s