Tecrübelendik.

“Üşüyorum” dedim. Horultunun ardında duydun fısıltımı. Çırılçıplaktık, daha da sıkı sarıldın bana. Üşüyordum. Bunu tekrar söyleyince içeri, yatak odasına götürdün beni.

Ben yine üşüdüm. Kasım ayı Antalya soğuk olmaz ama o gece soğuktu işte.

“Üşüyorum” dedim. İnce pikeyi ve kollarını daha da sardın bana. Bir süre sonra, uyumuşum dönüşüne uyandım, sırtını döndün bana. “Sarılsana bana” dedin. Sımsıkı sarıldım sana.

“Camı sen mi açtın?” dedin. Hayır ben açmamıştım. İkimiz de kalkıp kapatmadık o camı. Hastaydın sen. Pişmanım, o camı kapatmadım.

Sonra yakıcı bir sıcağa açtım gözlerimi. Gece üşüyen ben değilmişim sanki. Sen yine çırılçıplak uyudun. Pişmanım, üstüne bir örtü örtemedim.

Sonraki gece daha tecrübeliydik.
Sarıldık.
Üstümüz örtülü.
İç çamaşırlarımız üstümüzde.
Ve cam kapalı.

Reklamlar

Son sürat sana doğru koşarken beni vurdular / Sen vurdun demiyorum ama beni vurdular

benim de bu kadarcık kurşundan geçmeyen bir yaram olsun.

Kendimi ne denli yorgun hissettiğimi bilemezsiniz. Bu yeni bir hayata başlama fikri düşündüğüm gibi değilmiş. Yorucu bir tempoda bir çok iş yapıyorum. Hafta içi ve hafta sonu full dolu bir şekilde oradan oraya koşturuyorum. Annemden ayrı kalmak öyle düşünüldüğü gibi kolay değilmiş, bunu da anladım.

Aklımı ondan başkasına vereyim diye kendimi başkasından medet ummaya çalışırken buldum. Hırslandım yine, yine gaza geldim. Ama yine olmadı. Dün gece durdum dedim, ben iflah olmam.

Ani ruh hali değişimlerinden anlar mısınız? Bir an çok mutlu olup, bir an çok üzgün olmayı..

Kafamda çok kuruyorum. Buraya da yazmazsam iyice çatlayacak gibiyim. Sorunum ne, tedavi görmem gerekiyor mu bilmiyorum. Aklımda kurmaktan çıldırmak üzereyim ve kimse bunu anlamıyor.

bir şu yalnızlığın bastırdığı kanlı geçiştirmeler…
büyük sofranın içinde ne diye küçük sofralar açıyorsun?
çiçekleri öldürülmüş sanıyorsun onlar zaten ölüler
çiçekleri canlanmış buluyorsun ki vallahi canlılar
ara vermeden solan renklerin arasında
benim giderek daha da kırmızı olan bir kırmızım var
senin de olsun!
son sürat sana doğru koşarken beni vurdular
sen vurdun demiyorum ama beni vurdular
benim de bu kadarcık kurşundan geçmeyen bir yaram olsun.

-Alper Gencer

Saniye.

Sen bilmiyorsun ki…

Ayakta 5 dakika boyunca saklanarak bekledim. Sırf seni 4 saniye görebileyim diye. Ayakta 10 dakika saklanarak bekledim. Sırf seni 3 saniye görebileyim diye. Ve seni dakikalarca ayakta, camda, saklanarak bekledim ki, sen fark etmeden, seni kısacık, saniyelik dahi olsa görebileyim diye.

Bu yaptığım çok yanlış, biliyorum. Senin mutsuz olmanı asla istemiyorum. Mutlu ol, sev, sevil. Neden yaptım, yapıyorum, bilmiyorum işte. İçimde sana karşı olan bir şeyler var işte hala. Atamıyorum bunu. Daha önce burada yazmıştım; “Belki gelip geçici bir şey bu”. Bu gün fark ettim ki geçmedi. Hırs dedim içimdeki bu hisse, ulaşamamanın verdiği hırs, bir cevap alamamanın verdiği hırs. ama değilmiş gibi.

Ne hissetmeliyim, neyi düşünmeliyim, bu uçurum kenarından nasıl kaçabilirim? Bilmiyorum. Tek istediğim artık içimde böyle boşluk hissi olmaması. Nefes alırken ve ardından verirken, gözlerine yaşların saldırması ve göğsünde büyüyen boşluk. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Yardıma ihtiyacım var.

Evde durumlar hiç istemediğim gibi gidiyor. Belki de seni en son plana atıp, asıl düşünmem gerekenleri düşünmem gerekiyor ama benim buna gücüm yok gibi.

Sen bilmiyorsun ki seni dakikalarca cam kenarında bekleyip,tam olarak bilmediğin kısacık saniyelerde görebilir miyim acaba diye düşünmenin nasıl hissettirdiğini. Sen bilmiyorsun işte, ben sana karşı senden habersiz bunları hissederken, beni kırdığın için özür dilemenin bende yarattığı etkiyi.

Bencillik ediyorum. Sanırım öyle. Bilmiyorum. Kafam, beynim, göğsüm patlayacak gibi. Gözyaşlarım olur olmadık yerde beni ele verecek, utandıracak gibi hissediyorum. Göğsüm kaldırmıyor artık. Bir başka kalbe hissetmek istiyorum, sana değil. Sen, bende hırssın sadece. Buna inanmak istiyorum. Lütfen.

Asla ama asla mutsuz olmanı istemem. Tek istediğim, ömür boyu mutlu olman, sevip, sevilmen. Merak ediyorum ki, kaybetmek istemediğin o kişi seni camda bekliyor mu?

Özür dileme.

Teşekkür ederim.