Mutfak Masası Muhabbetleri

Bu aşk beni şairimsi bir şey yaptı. Tabi ki üst düzey bir halden bahsetmiyorum. Normal şartlarda şiir yazamam, becerim yoktur. Ama kafamda sürekli sana cümleler kuruyorum. Hepsi kafiyeli oluyor.

Yollar yaptım sana kafiyeli.

Şimdi mutfak masasında oturmuş seni düşünüyorum. Az önce salondaki ikili koltukta yatıyordum ve sana içimden geçenleri yazıyordum. online yazıyordu orada. Sonra bir baktım, last seen today at 00:12 yazdı ve öyle durdu. Ben durmadım. Durmadan yazmaya devam ettim sana. Ne söylemek istiyorsam yazdım o kutuya. Sonuçta o numaran hala boşuna kayıtlı değil. Sonuçta o kutucuk bana boşuna type a message diye göz kırpmıyor. Sonuçta seni hala boşuna özlemiyorum. Boşuna değil hiçbir şey. Tek boşuna olan şey, sana bir şey anlatamayacak olmam. Bu boşunalığı aldım gözlerimin önüne, son satıra uzunca basılı tutup select all yapıp delete dedim. Çünkü boşunaydı sana anlatmak isteyip ama anlatamayacağım hislerim. Boşunaydı senin hala o telefonuna gelen bildirim sesini merak edip, bakıp, benden olduğunu görünce umursamanı düşünmek.

O kuyudan bu kuyuya sürüklenip duruyorum. Anlayamadım ben bu işi. Sevmekten korkmadım. Gurur yapmadım. Cesaretsizlik hele hiç yoktu ellerimde ve kalbimde. Ben benliğimi sarmalayıp çaldım kapını defalarca. Üşenmesem şimdi, sayardım kaç defa olduğunu. Yaparım, bilmezsin. Ama öteleyeceğim şimdi çünkü susadım.

Her şey gerçekten çok farklı olabilirdi. Her şeyi oldurabilir, herkesi susturabilirdik. İsteseydin eğer… Ben çok istedim. Çabaladım istediğim için. Ama karşımdaki sen beni sürekli itince yer beni içine çekti ve kalkmama müsaade etmedi. Kendim için çok üzgünüm. Şimdi de sırtım ağrıyor. Biraz uyuyup dinleneyim, geçmez biliyorum.

Reklamlar